Depresyon insanın hayatının her döneminde yaşanabileceği gibi hamilelik döneminde ve sonrasında da yaşanabiliyor. Hamilelik döneminde yaşanan depresyonun belirlenebilmesi için hormon dengesizliğinin yanı sıra davranış örüntülerini de göz önüne almak faydalı olabilir. Hamilelik dönemindeki depresyonun belirlenmesi ve bu durum için gerekli tedavilerin uygulanması anne adayı ve bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir. Peki hamilelikte depresyonun belirtileri nelerdir?
Depresyondaki semptomlar bireyden bireye farklılık gösterebilir ancak genellikle depresyon şu özelliklerle karakterize olmuştur: bireyin kendisini mutsuz, değersiz ve çaresiz hissetmesi, iştahta artış veya azalma, uyku düzenindeki değişiklikler, bireyin daha önce keyif aldığı aktivitelerden keyif alamaması, intihar düşünceleri ve odaklanma problemi. Bu semptomları incelediğimizde hamile kadınların yaşadığı depresyonla diğer insanların yaşadığı depresyonun örtüştüğünü söyleyebiliriz. Fakat bu semptomların yanı sıra hamile kadın bu dönemde farklı semptomlar da deneyimleyebilir. Örneğin, hamile kadın bebeği hakkında çok endişeli ve mutsuz hissedebilir veya bebeğini istemeyip doğum öncesi yapması dikkat etmesi gereken konulara dikkat etmeyebilir, sigara, alkol veya madde kullanmaya başlayabilir. Bazen de anne rolüne yeteri kadar bürünemeyip bu konuda çok endişeli olabilir. Bu durumların hepsi hem anne adayı hem bebeği için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bebeğin sağlıklı gelişimi ve annenin psikolojisinin iyi olması adına bu noktalarda gerekenlerin yapılması çok önemli gözükmektedir.
Depresyondaki semptomlar bireyden bireye farklılık gösterebileceği gibi hamilelikte depresyonu tetikleyen faktörler de değişiklik gösterebilir. Ancak genel olarak bu dönemde ortaya çıkan depresyonu; annenin hayatının stresli olması, diğer aile bireylerinde bulunan depresyon geçmişi, istemeden hamile kalmış olmak, sosyal desteğin özellikle hamile kadının eşi tarafından verilen desteğin yeterli olmaması ve hamile kadının bu dönemde yalnız başına olması gibi faktörler tetikleyebilmektedir. Bir diğer sebep ise hamile kadının daha öncesinde kısırlık tedavisi görmüş olması olabilir.
Doğum sonrası depresyon yani postpartum depresyon genellikle hamile kadının doğum yaptığı ilk 3 ay içinde ortaya çıkar ancak farklı durumlarda farklı zamanlarda da deneyimlenebilir. Doğum sonrası depresyonun gelişmesinin en önemli nedenlerinden biri hamilelikte yaşanan depresyonun doğru ve etkili bir biçimde tedavi edilmemiş olması diyebiliriz. Yani bir diğer deyişle, eğer postpartum depresyonun ortaya çıkmamasını istiyorsak hamilelik döneminde yaşanan depresyonun üstesinden etkili bir biçimde gelmemiz gerekir. Doğum sonrası depresyonda da yine yukarıda bahsedilen belirtiler görülmekle birlikte bu dönemde anne bebeğiyle duygusal bir bağ kurmakta zorlanabilir. Ayrıca, annenin iyi bir anne olamayacağını düşünmesi ve kendini bu konuda yeterli görmemesi bebeği ile olan bağını olumsuz etkileyebilir. Tüm bunların sonucu olarak anne duygusal anlamda çöküşler yaşayabilir ve bebeğine yaratması gereken sağlıklı ve güvenli ortamı yaratamayabilir.
Depresyonda yaşanan belirtilere bakmanın yanı sıra bu belirtilerin neden ve nasıl oluştuğunu dikkate almak yapılacak tedavinin daha etkili olmasını sağlayabilir. Annenin yaşadığı bilişsel ve davranışsal örüntüler nasıl bir tedavi izlenmesi gerektiği konusunda yardımcı olabilmektedir. Bu durumda bu hastalığın tedavisinde bilişsel ve davranışçı terapi süreci izlenebilir. Eğer annenin depresyonun yanında daha temel endişeleri var ise EMDR (Eye Movement Desensitization Reprocessing) terapisi uygulanabilir. Bunlara ek olarak hamilelik dönemi çok önemli ve hassas bir dönem olduğu için hamile kadının eşiyle birlikte destek alması bu anlamda daha etkili olabilmektedir. Yani, hamilelikte depresyonun tedavisinde bütüncül bir terapi sürecine de girilebilir. Bu dönemde ilaç kullanımından ziyade psikolojik destek önerilmektedir fakat bazı durumlarda psikolojik desteğin yanı sıra psikiyatrik desteğe de başvurulabilir.
Psikolog M. Berk Karaoğlu
İzmir Terapi ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Tüm hakları saklıdır. 2023
izmirterapist.com